21
Eki

Marilyn Monroe ‘nun Çene Ucu Estetiği

The Youth Doctors (1968) kitabının yazarı Paul McGrady‘nin anlattığı hikayeye göre; Marilyn Monroe, 1950 yılında katıldığı bir partide kendisinden “çenesiz güzel” diye bahsedildiğine kulak şahitliği edene dek, haftada sadece 75 dolara çalışan ve geleceği pek de parlak sayılamayacak, sıradan bir sinema oyuncusudur.

Bu olay sonrasında günlerce içine kapanan Monroe, çareyi, arkadaşlarının önerdiği John Pangman isimli bir Plastik cerraha başvurmakta bulur. John Pangman, Marilyn Monroe’yu opere eder ve çene ucunu kıkırdak ekleme yöntemiyle büyütür.

Bu arada Marilyn Monroe, ameliyat yüzünden bir deneme çekimini iptal etmek zorunda kalmıştır ve yönetmenine, kazara çenesinin üzerine düştüğünü, bu yüzden de bir süre çekimlere katılamayacağını söyler. Ameliyattan sonra iyileşip sete döndüğünde, onu gören yönetmeni Monroe’nun yüzüne bakar ve “Tatlım! Keşke çenenin üzerine daha önce düşseydin!” der.

Bu şehir efsanesinin bütünüyle gerçek olup olmadığı tartışmaya açık. Ancak yakın zamanda ortaya çıkan Marilyn Monroe’ya ait tıbbi kayıtlar, ünlü yıldızın geçirdiği ameliyata dair kesin kanıtlar içermekte. Norman Leaf tarafından yıllardır saklanan kayıtlar, Monroe’nun ölümünden 50 yıl sonra – ABD yasalarına göre, bir kişiye ait sağlık kayıtları kişinin ölümünden sonra en az 50 yıl gizli kalmak zorunda- ortaya çıkarıldı.

Bu kayıtlar Monroe’ya ait röntgen filmleri ve yazılı belgelerden oluşuyor. Monroe’nun 1958 yılına ait röntgeninde – ameliyattan yaklaşık 8 yıl sonra- çene uç kısmındaki kıkırdak dokusu görülebiliyor. Doktorun notlarında, bu kıkırdak dokusundaki erimeye bağlı çene profilinde düzleşmeden bahsedilmiş. Muhtemelen, o yıllarda silikon çene protezleri henüz kullanımda olmadığından yabancı bir kıkırdak dokusu kullanılmış olması muhtemel görünüyor. Kıkırdak dokusundaki erimeyi de buna bağlamak mümkün.

Çene Estetiğinde Artış
Marilyn Monroe gibi çenelerinin şekliyle ilgili değişiklik yapmak isteyenlerin sayısı, istatistiklere göre büyük bir hızla artıyor. Çene implantları, A.B.D. ve İngiltere’de son yıllarda en çok artış gösteren ameliyatların başında geliyor.

Ortak kanıya göre, son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle birlikte, hayatımızın her alanında bizi çeşitli açılardan görüntüleyen kameralarla karşı karşıya gelmemiz, önceden farketmekte zorlandığımız kusurlarımızı bizim için daha görünür hale getiriyor. Görüntülü konuşma sağlayan mobil uygulamalar, Instagram gibi sosyal medya araçları, işgüzar arkadaşınızın sürekli çekim modunda olan kamerası bunlardan sadece bir kaçı. Bu sürekli görüntülenme hali, kendimizi sadece aynadaki halimizle değil, her açıdan görmemizi ve tanımamızı sağlıyor. Bu nedenle, yıllar önce nadir sayıda yapılan bazı estetik cerrahi ameliyatlar için estetik cerrahlara yapılan başvuru sayısı gün geçtikçe artıyor.

Silikon Çene İmplantları ve Çene Ucuna Yönelik Diğer Estetik Müdahaleler

Yüz biçimine ait estetik kurallara göre, iyi bir profil görünümü için,çene ucunun burun sırtının ortasından geçen düşey düzlemin yakınında olması gereklidir. Çene ucunun bu düzlemin fazla gerisine veya ilerisine düştüğü durumlarda, profil görünümü bozulur.

Çene Augmentasyonu:
Çene ucunun olması gereken düzlemden daha geri olduğu durumlarda çene ucuna yerleştirilen implantlarla çenenin belirginliği arttırılabilir. Artık, bu işlem için özel olarak üretilmiş silikon implantlar kullanılmaktadır. İmplantlar, ağız içine yapılan küçük bir kesi yardımıyla, dışarıda görünür bir iz bırakmadan çenenin uç kısmına, kemik zarının hemen altına yerleştirilir. Üzerinde bulunan kemik zarı ve yumuşak dokular, implantın dışarıdan belli olmasını önler.

Çene augmentasyonu, çene ucunu olması gereken yere getirerek hem hastanın profil görünümünü iyileştirir, hem de çene çizgisini daha belirgin hale getirerek çift çene görünümünün düzeltilmesine yardımcı olur.

Ameliyat sonrası iyileşme süreci nispeten kısadır.Kişiler günlük işlerine kısa zamanda dönebilirler. Ameliyat sonrası erken dönemde ağız hijyenine dikkat etmek önemlidir.

Çene augmentasyon ameliyatlarında, silikon implantlara alternatif olarak HA içeren dolgular veya yağ enjeksiyonları da kullanılabilmektedir.

Çene Redüksiyonu (Küçültülmesi)
Bazı durumlarda, çene ucu olması gereken yerden daha ileride ve daha belirgin olabilir. Bu gibi durumlarda, uygun hastalarda yine ağız içindeki kesiler yardımıyla çene ucu törpülenebilir.

Bu ameliyatlarda da hastanın günlük yaşamına dönüşü hızlıdır.